Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, gazetecilere yaptığı açıklamada bölgedeki savaşların turizm sektörüne etkisini değerlendirdi ve “Türkiye’nin geçmişte kriz yönetimi konusundaki tecrübesini ve başarısını göz önünde bulundurduğumuzda, bu sürecin..

Kültür ve sanatın farklı disiplinlerini bir araya getiren Türkiye Kültür Yolu Festivali, bu yıl ilk kez Aydın’da düzenlendi. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, dev organizasyonun açılışında aralarında Hurriyet.com.tr Yayın Yönetmeni Erdinç Şahin’in de bulunduğu gazetecilerle bir araya geldi.
Bakan Ersoy burada yaptığı açıklamada Orta Doğu’daki savaşı, bölgedeki krizleri ve bunun turizm sektörü üzerindeki etkilerini şöyle değerlendirdi;
“Bu savaşın kimseye faydası olmayacak, savaştan kimse olumlu sonuç elde etmeyecek. Bu bölgenin jeopolitik konumu sebebiyle geçmişte olduğu gibi günümüzde de ve maalesef gelecekte de krizlere açık bir bölgede yaşıyoruz. Sektörü krizlere bağışıklı hale getirmemiz gerekiyor.”
TÜRKİYE BİR İSTİKRAR ADASI
“Göreve geldikten sonra, sektörden gelen biri olarak ilk yaptığım iş, sektörü krizlere bağışıklık hale getirmek için bazı yasal düzenlemeleri ve yeni kurumları hayata geçirmek oldu. Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansının ana kurulma sebeplerinden biri buydu.
Ürün çeşitliliği, kaynak destinasyon çeşitliliği gibi birçok adımı beraberinde atıyoruz. Bu tek başına Kültür ve Turizm Bakanlığının yapacağı bir şey değil. Havayollarının, Dışişleri Bakanlığının vize politikalarının, ulaşım ağlarının bir bütün olması lazım. Bu açıdan Türkiye çok yol aldı. Son 5 senedir özellikle bu bölgede krizler savaşlar var. Türkiye, bir “İstikrar Adası” olduğunu defalarca kez tescil etti. Başka bir özelliğimiz daha var bence, bu uluslararası toplumlarda da karşılık buluyor. Cumhurbaşkanımız ve diplomasimiz şu an bir “peace maker” olarak anılıyor. Barışı getirmek için çaba sarf eden ülke Türkiye aslında. Barış gelmeden istikrar getiremiyorsunuz. Bu da Türkiye algısında güçlü olumlu bir etki yapıyor diye düşünüyorum.”
KRİZ BAŞLADIĞI ANDAN BERİ DİKKATLE TAKİP EDİYORUZ
“Son gelişmelere baktığımızda, nihai ve kalıcı bir ateşkes sağlanana kadar anbean takip edilmesi ve dikkatle yönetilmesi gereken bir dönemden geçiyoruz. Ancak Türkiye’nin geçmişte kriz yönetimi konusundaki tecrübesini ve başarısını göz önünde bulundurduğumuzda, bu sürecin de belirli ölçüde kontrol altında ve doğru şekilde yönetildiğini düşünüyorum.
Kriz başladığı ilk andan itibaren süreci yakından izliyoruz. Başta yerel olmak üzere, sektör partnerleri, uluslararası paydaşlar, havayolları ve tur operatörleriyle sürekli ve yoğun toplantılar gerçekleştiriyoruz. Sıklıkla bir araya gelerek sürecin her aşamasını birlikte değerlendiriyoruz.
İlk çeyrek raporları açıklandı ve tüm zorluklara rağmen büyümeyle kapatmayı başardık. Ancak bizi ilk çeyrekten daha zorlu geçmesi beklenen bir ikinci çeyrek bekliyor. Onu da paydaşlarımızla beraber yöneteceğiz.”
‘SON DAKİKA REZERVASYON’ AĞIRLIKLI BİR SÜREÇ GEÇİRECEĞİZ
“Enerji fiyatlarındaki yukarı yönlü dalgalanmalar küresel ekonomiye kalıcı hasarlar bırakacak.
Önemli olan bunu önceden öngörebilmek. Mesela bunun yaza en büyük yansıması şu oldu: Sezon son dakika rezervasyon ağırlıklı geçecek. Biz de buna karşılık tanıtım bütçelerimizi artırdık. Eskiden belli periyotlarda tanıtım yapardık, şimdi sezon sonuna kadar aralıksız yapacağız. İnsanlar ekonomik yükler ve çatışma riski nedeniyle ‘önümü görüp öyle rezervasyon yapayım’ diye düşünüyor.”
İSTANBUL YENİ DUBAİ Mİ OLACAK?
“Dubai’nin sezonu içinde bulunduğumuz dönem… Temmuz ve Ağustos onların sezonu değil. Onların sezonu Ekim’de başlar, Nisan sonunda biter. Bizim hareketli sezonumuz ise Nisan sonunda başlayıp Kasım’a kadar devam ediyor. Yani biz çakışmıyoruz, aslında birbirini tamamlayan sezonlarız.”
YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)