MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, MHP Grup Toplantısı’ndan İsrail’in Batı Şeria’daki adımlarına tepki göstererek Gazze’de yaşananları “son yüzyılın en büyük soykırımı” olarak nitelendirdiğini söyledi; yasa dışı ilhak girişimlerinin hükümsüz olduğunu..

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, MHP Grup Toplantısı’ndan İsrail’in Batı Şeria’daki adımlarına tepki göstererek Gazze’de yaşananları “son yüzyılın en büyük soykırımı” olarak nitelendirdiğini söyledi; yasa dışı ilhak girişimlerinin hükümsüz olduğunu ifade etti.
Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda Türkiye’nin iç ve dış gündemine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.
Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda Türkiye’nin iç ve dış gündemine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Bahçeli, özellikle Gazze’de yaşananlar ve İsrail’in Batı Şeria’daki adımlarına sert tepki gösterdi.
İşte MHP Lideri Bahçeli’nin konuşmasından satır başları:
“İsrail insan hakları ihlaline devam etti. Soykırım suçunun farklı kanallardan ilerlediğinin teyidi. Yahudi yerleşimcilere alan açmayı hedefleyen her türlü gayrimeşru adım, hakkın ve hakikatın barajını aşamayacaktır. İsrail’in yasa dışı ilhakı hükümsüzdür.”
GAZZE’DEKİ İNSANLIK SUÇU VE TEPKİ
“Gazze’de son yüzyılın en ağır insanlık suçu işlenmiştir. Ne hikmetse emzikli bebeklerin, soykırım çarkına sürülen çocukların, toplama kamplarında yavaş yavaş ölüme terk edilen kadınların, yaşlıların, velhasıl suçsuz ve günahsız bir sivil halkın çığlıkları yeterince duyulmamış, yeterince duyarlılık gösterilmemiştir.
Şımarık ve soykırımcı İsrail Başbakanı ve hükümeti en küçük bir nedamet hissine sahip olmaktan şöyle dursun, insan hakları ihlaline, adalet ve hukukun inkârına zorbalıkla devam etmiştir.”
RAMAZAN VURGUSU VE FİLİSTİN MESAJI
“Ramazan, denilince akıllara ve gönüllere düşen sabırdır, şefkattir, samimiyettir, cömertliktir, merhamettir, duadır, hoşgörüdür, aç doyurmak ve açıkta kalana el uzatmaktır. Ancak Filistinli kardeşlerimize bu insani ve vicdani erdemler çok görülmekte, tahammüden göz yumulmaktadır. Bir yanda süregelen kanlı çatışmalar, sonuçsuz çekişmeler, iç savaşlar, hâkimiyet kavgaları, istikrarsız coğrafyalar, kutuplaşmış ülkeler, ekonomik zorluklar, zulüm ve adaletsizliklerin karanlık yüzü varken; diğer yanda mazlumların feryadı, gariplerin iç çekişi, masumların devamlı kamçılanan mağduriyetleri söz konusudur.
Bakınız, Gazze’de son yüzyılın en ağır insanlık suçu işlenmiştir. Ne hikmetse emzikli sabilerin, soykırım çarkında öğütülen çocukların; kendi grup kanlarını içe içe ölüme terk edilen kadınların, yaşlıların; velhasıl suçsuz günahsız bir sivil halkın çığlıkları yeterince duyulmamış, yeterince duyarlılık gösterilmemiştir.
Şımarık ve soykırımcı İsrail Başbakanı ve hükümeti en küçük nedamet hislerine sahip olmak şöyle dursun, insan hakları ihlaline, adalet ve hukuk inkârına zora dayalı şekilde devam etmiştir.
Ramazan denilince akıllara ve gönüllere düşen sabırdır, şefkattir, samimiyettir, cömertliktir, merhamettir, duadır, hoşgörüdür, açı doyurup açıkta kalana el uzatmaktır.
Ancak Filistinli kardeşlerimize bu insani ve vicdani erdemler çok görülmekte, makus kaderleriyle baş başa kalmalarına taammüden göz yumulmaktadır.”
ULUSLARARASI HUKUK VE İKİ DEVLETLİ ÇÖZÜM ÇAĞRISI
“İsrail hükümetinin geçtiğimiz günlerde Batı Şeria’da arazi tesciline ilişkin aldığı son karar uluslararası hukukun çiğnenmesi olduğu kadar süregelen soykırım suçunun farklı kanallardan ilerlediğinin de teyididir.
Yasa dışı ilhak hamleleri elbette hükümsüzdür.
Filistin halkını yerinden yurdundan zorla çıkarmayı hedefleyen, Yahudi yerleşimcilere alan açmayı gözeten her türlü gayri meşru ve gayri hukuki adım inanıyorum ki hakkın ve hakikatin barajını aşamayacaktır.
Siyonist vandallığın bir bildiği varsa hiç kuşkusuz Allah’ın da bir bildiği vardır ve hiçbir zalim buna güç yetiremeyecek, bununla boy ölçüşemeyecektir.
İsrail’in işgal ettiği Filistin topraklarında hak iddiası ve egemenlik kurma iştahı sonuçsuz kalmaya mahkumdur. Bu son vahim gelişmeler barışçıl arayışları gölgelemektedir. İki devletli çözüm iklimini de zehirlemektedir.
Uluslararası toplum Filistin topraklarına pranga vuran işgal ve ilhak politikalarını reddetmeli, bununla ilgili kararlı hamleler yapmalıdır. Ancak uluslararası toplum mefluç ve metruk haldedir.
Nasıl ki, görünen köy kılavuz istemiyorsa, İkinci Dünya Savaşı’nı müteakiben tesis edilen kurallara dayalı uluslararası düzenin iflas ettiğinin de şahitli itirafına gerek kalmamıştır. Çünkü her şey ortadadır. 13-15 Şubat 2026 tarihleri arasında Almanya’nın Münih şehrinde düzenlenen 62’inci Güvenlik Konferansı uluslararası düzenin yıkım sürecinde olduğunun yoğun tartışmalarıyla geçmiştir.
“Yıkım Altında” temasıyla düzenlenen mezkur konferans, bir nevi malumun ilanına da sahne olmuştur. 19-23 Ocak 2026 tarihinde yapılan Davos Zirvesi’nde de benzer tartışmalar yaşanmıştır. Yıkılan bellidir, yıkanlar da bellidir; fakat neyin kurulacağı, nasıl kurulacağı, ne zaman kurulacağı belirsizliğin ve bilinmezliğin dibine oturmuştur.”
YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)